Vitiligo Nedir ?
Sedef Nedir ?
Egzama Nedir ?
Basur Nedir ?
Hemoroit Nedir ?
Anal Fissur Nedir ?
Prostat Nedir ?
Alzheimer Nedir ?
Parkinson Nedir ?
Bel Fıtığı Nedir ?
Boyun Fıtığı Nedir ?
Astım Nedir ?
Bronşit Nedir ?
Romatizma Nedir ?
Kireçlenme Nedir ?
Romatoit Atrit Nedir ?
İltihaplanma Nedir ?
Damar Tıkanıklığı Nedir ?
Altını Islatanlar
Hepatit B Nedir ?
Hepatit C Nedir ?
Kist ve Kitleler
Nodül Nedir ?
Guatır Troit Nedir ?
Siğil Türleri Nedir ?
Epilepsi Nedir ?
Sara Nedir ?
Bayilma Nedir ?
Cinsel Sorunlar
Sperm Azlığı Nedir ?
Yumurtlama Nedir ?
Sivilce ve Lekeleri
Kilo Almak İstiyorum
Zayıflamak İstiyorum
Mide Sorunları
Diğer Hastalıklar
Kilonu Hesapla

Vitiligo Resimleri
Sedef Resimleri
Basur Resimleri
Bitki Resimleri
Doğa Resimleri
İlginç Resimler
Rast Gele Resimler

Fitoterapi Nedir ?
Aromaterapi Nedir ?
Herbaryum Nedir ?
Polenler
Bitki Tarihçesi
Bitki Dünyasi
Araştırmalar
Kuranı Kerim ve Bitkiler

ZİYARETÇİLERİMİZ
|
Naturel
Dermanoğlu Şifalı Bitkiler Merkezi |
    
|
 |

Merhaba sayın ziyaretçimiz bizler doktor değiliz .
Teşhis ve tedaviniz için öncelikle mutlaka doktorlarınıza başvurmanız
gerekir. Bizler sadece sizlerin isteği doğrultusunda , sizler için uygun
terkiplerimiz var ise yardımcı doğal ürünler sunmaktayız.
Yardımcı Doğal Ürünlerimizden Kullanmak İsterseniz Lütfen İletişim
Kurunuz...
Ürünlerimiz hakkında geniş bilgi almak için lütfen iletişim bölümünden
irtibat kurunuz...
AROMATERAPİNİN TARİHİ
Bitkisel Yağların; hastalık tedavisi ve/veya sağlığın korunması amacıyla
kullanılması...
Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapi'nin ilk olarak
mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı
bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da aromaterapi
yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi olarak
kullanılmaktaydı. Aromaterapinin tedavi ve güzellik maksadıyla kullanımı
ise ilk olarak eski Yunan medeniyetlerinde ortaya çıkmıştır. Roma
İmparatorluğu devrinde aromaterapi banyo sonrası masaj teknikleriyle
kullanım alanı buldu. Eski Romalılar aromaterap yağlarını eski Arap ve
Hint medeniyetlerinden getirtiyorlardı. Günümüzde kullanıldığı şekliyle
modern aromaterapinin babası Dr. René-Maurice Gattefossé'dur.
Esasen bir koruyucu hekimlik sistemi olan Aromaterapi'nin kullanım alanı
günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş olmakla birlikte bitkisel yağların geniş
iyileştirici etkileri halen bilinmekte ve kabul edilmektedir.
Bitkilerin -kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum, sap, kök gibi- farklı
yerlerinden çeşitli yöntemlerle elde edilen güzel kokulu yağlar uçucu
özellik taşırlar. Bu şekilde atmosferde de buharlaşmış olarak
mevcutlardır. Yağlar, pekçok bitkiye verdikleri koku ile karakter katan,
kimyasal oluşumlardır.
Bitkisel yağlar bitkilerin özlerini oluşturmakla birlikte, adlarında
belirtilenin aksine her zaman yağ içermek durumunda değillerdir.
Bitkilerdeki yağların canlı hayatındaki yerleri çok iyi anlaşılmış
olmamakla birlikte, hayvan hayatı açısından çekici/itici olarak önemli
oldukları, kısmen bitkinin kendi bağışıklık sistemini oluşturduklar
bilinmektedir.
Bitkisel yağlar yanıcı olup, alkol ve sabun içinde erir ancak su içinde
ancak %20'ye kadar eriyebilirler.
Aromatik kokuların yüzyıllardır doğal/bitkisel tedavi alanında
kullanılmakta olması dolayısıyla, aromaterapinin bitki/şifalı ot
uygulamalarının bir branşı olduğu düşünülebilir. Ancak şifalı ot ile
tedaviyi aromaterapiden ayıran temel farklılıklar vardır. Aromaterapi
kapsamında kullanılan yağlar, şifalı bitki tedavisinde kullanılan
bitkilerden kat kat fazla kuvvetlidirler (Yaklaşık olarak 1 ton gül
yaprağından ancak 250 gr. Gül yağı çıkartılabilmektedir) ancak buna rağmen
pek çok aktif maddeyi de içermezler. Bu nedenle, aromaterapide kullanılan
bitkisel yağın, aynı bitkinin şifalı ot tedavisinde kullanılanına göre
farklı özellikler taşıması normaldir. Aromaterapide kullanılan yağlar,
aynı bitkinin kurusundan 75-100 kat daha fazla kuvvetlidir.
Aromaterapinin başlıca dayanağı gül, yasemin ve lavanta bitkilerinden elde
edilen yağlardan oluşmaktadır.
Nasıl ve neden Aromaterapi...
Aromaterapik uygulamalar hastalığa tek başına çare bulmaktan öte, gerek
vücut ve gerekse ruh sağlığı için geniş kapsamlı bir etkileşim oluşturarak
tedavi öngören uygulamalardır.
Vücut ve ruh, aromaterapide bir bütün olarak ele alınır ve herhangi
birinde meydana gelen bir rahatsızlık veya düzensizliğin diğeri üzerinde
de olumsuz etkiler oluşturacağı kabul edilir.
Organizmada dengeyi amaçlayan aromaterapi, vücut ve zihni uyarmak yoluyla
kendi kendini desteklemesi ve iyileştirmesi esasına dayanır.
Bu kapsamda, her hastanın kendine özgü bir hastalık seyri ve dolayısıyla
kendine özel bir aromaterapik uygulaması varolmaktadır. Bu şekilde, iki
ayrı kişide görülen aynı hastalığın tedavisi birbirinden farklılıklar
gösterebilmektedir.
Standart tedavi usulleri aromaterapi için de varsayılmakla birlikte, bu
şekildeki uygulamalar hastalığa ait göstergeleri bastıracak ancak
hastalığın ortaya çıkmasını engelleyemeyecektir.
Aromaterapi, hastalığın seyrine yönelik doğru yağların birleşimi ile
oluşan bir tedavi öngörse de, bu tedavinin kapsamı sadece ele alınan
hastalığın tedavisine yönelik olmakla kısıtlanmamakta, aynı şekilde
hastayı etkileyebilecek çevresel (stres, çevresel kirlilik, diet, spor,
vb.) faktörler de göz önünde bulundurulmaktadır.
Aromaterapi, bilgi ve beceri ile uygulandığında güvenilir ve zararsız bir
destekleyici tedavi şeklidir. Ancak, bazı bitki türlerinin yağlarının
oldukça zehirli olduğu unutulmamalıdır. Örneğin, bir çay kaşığından bile
az miktarda okaliptus yağının ağız yolula alınması muhtemel ölüme
sebebiyet verecektir. Zehirli olmayan ölçülerde bile aromaterapi
esaslarına uygun olarak kullanılmayan bazı yağlar, organizmaya zarar
verebilir.
AROMATERAPİ VE GÜVENLİĞİNİZ
Kendinizi bitkisel yağların koku ve cazibesine kaptırmadan önce...
Aromaterapi güvenli ve doğal bir destekleyici tedavi şekli olmakla
birlikte, kullanılan yağların organizma üzerindeki etkileri dolayısıyla
ancak belirli kurallara uygun olarak uygulanması durumunda güveni
olacaktır.
Aromaterapik yağların kalp ritmini arttırabileceği, tansiyonu
yükseltip/azaltabileceği, kadınlarda adet kanamasını arttırabileceği,
düşüklere sebebiyet verebileceği ve daha pek çok özelliği göz önünde
bulundurulduğunda, aromaterapinin sadece bilinçli bir şekilde kullanımı
öngörülebilir. Burada da aromaterapi konusunda ihtisas sahibi bir hekimin
önerileri doğrultusunda kullanımı önem arzetmektedir. Eğer bitkisel
yağların güzel kokularına kapılarak organizma üzerindeki olası etkilerini
gözardı ederseniz, o taktirde oldukça riskli bir durumla ve hatta hayati
tehlike ile karşı karşıya olduğunuz konusunda dikkatinizi çekmek isteriz.
Genel anlamıyla aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır;
1) Özellikle hamilelik sürecinde ve çocuklara karşı çok dikkatli
kullanılmalıdır.
2) Bazı yağlar oldukça tahriş edici olabildiğinden cilde yönelik
uygulamalarda dikkatli olunmalıdır.
3) Herhangi bir ilaç kullanım süresince aromaterapik yağ
kullanılmamalıdır. Zira, aromaterapik yağlar kullanılan ilacın etkilerini
yok edici veya arttırıcı etki gösterebilirler.
4) Bitkisel yağlar organizma açısından zehirleyici olabilirler. Öncelikle
karaciğer ve böbreklerle ilgili riskli durumlar ortaya çıkabilir.
Zehirleyici özellikleri dolayısıyla kullanım süreleri, kullanım şekilleri
ve dozajları oldukça önemlidir.
5) Astım ve benzeri rahatsızlıkları olanlar tarafından aromaterapi solunum
yoluyla uygulanmamalıdır.
6) Bitkisel yağlar hiçbir şekilde ve ne sebeple olursa olsun, gözlere
tatbik edilmemelidir.
7) Aromaterapik bitkisel yağlar allerjik bünyelerde dikkatle
uygulanmalıdır.
8 ) Pekçok bitkisel yağ, ciltte güneşe karşı hassasiyet durumu
doğurabilir. Bu durum, ciltte güneş yanıklarına sebebiyet verecektir. Bu
tür yağların kullanımı sonrasında asgari 12 saat güneşe çıkılmamalıdır.
9) Kafur, karabiber, okaliptüs ve pek çok nane çeşidi diğer tedavilerin
etkilerini yok edeceğinden, diğer bir tedavi şekli sürecinde
aromaterapi'den uzak durulması gereklidir.
10) Aromaterapi sonrası oluşabilecek sersemlik hissi sonucunda araç, iş
makinaları vb. aletlerin kullanımı sakıncalıdır.
11) Gereğinden uzun süre uygulanan solunum yollu aromaterapik tedavi baş
ağrısı, kusma ve baş dönmesine yol açabilir.
12) Pek çok migren çeşidi için geçerli olmak üzere, migren atakları
sırasında aromaterapik tedavi uygulanması, durumu daha da
kötüleştirebilir.
13) Yeni ve/veya erken doğan/prematüre bebeklere aromaterapi kesinlikle
uygulanmamalıdır.
14) Bitkisel yağlar çocukların erişiminden uzak, kilit altında muhafaza
edilmeli ve kesinlikle ağız yoluyla alınmamalıdırlar.
15) Evde muhafaza edilen aromaterapik yağ şişeleri etiketlenmeli,
damlalıklı bir şişe ve çocuklar tarafından açılamayacak bir kapak ile
emniyete alınmalıdırlar.
16) Aromaterapik yağların ağız yoluyla alınması durumunda en kısa sürede
tıbbi müdahale gereklidir. Müdahalede bulunan doktora hangi aromaterapik
yağın alındığının bildirilmesi faydalı olacaktır.
17) Aromaterapinin doktor kontrolu altında kullanımında bebekler,
yetişkinler ve yaşlılar için farklı dozlar gereklidir. Bazı yağlar ise
aromaterapi sırasında kesinlikle kullanılmazlar.
18) Bergamot, greyfurt, limon, ağaçkavunu, portakal, turunç ve melekotu
gibi yağlar fotosensitiviteyi (güneşe karşı duyarlılık) arttıracağından
güneşte veya solaryum'da kullanılmamalıdır.
19) Yüksek tansiyonu olan kişilerce biberiye kullanılmamalıdır.
20) Sara/epilepsi rahatsızlığı bulunan kişilerde rezene, ökaliptus ve
kekik kullanılmamalıdır.
21) Diabet rahatsızlığı olan kişilerde okaliptus, ıtır ve limon
kullanılmamalıdır.
22) Karanfil, fesleğen, yalancı mirha, ardıç, biberiye, tatlı mercangüç,
oğulotu, adaçayı, rezene, anason, servi, yasemin, hardal, karaturp,
ingiliznanesi, kekik ve melisa gibi yağlar hamilelik süresince kesinlikle
kullanılmamalıdır.
23) Anason, hintlimonu, havuç tohumu, tarçın, karanfil, kekik ve kafur
gibi yağlar diğer bir yağ ile karıştırılarak seyreltilmeden, saf olarak
kullanılmamalıdır.
24) Tarçın ve karanfil yüz bölgesinde kullanılmamalıdır.
25) Fesleğen, rezene, hintlimonu, biberiye, limon verbena ve diğer asitli
yağlar hassas icltlerde kullanılmamalıdır.
26) Aromaterapik yağlar ağız yoluyla alınmamalıdır.
27) Ateşli hastalıklar ve ateş, deri veya eklem iltihapları, bilinmeyen
kaşıntı ve kızarıklıklar, ödem ve şişmeler, bilinmeyen iltihaplı
durumları, yaralar, Spor yaralanmaları ve burkulmalar, kas yırtılmaları
veya bağdokusu zedelenmeleri, kemikler kırıkları, açık yaralı yanıklar,
varisler, kanser türleri ve ameliyat sonralarında tedavi maksadıyla
aromaterapi uygulanmamalıdır.
Ürünlerimiz hakkında geniş bilgi almak için lütfen iletişim bölümünden
irtibat kurunuz..
|