Vitiligo Nedir ?
Sedef Nedir ?
Egzama Nedir ?
Basur Nedir ?
Hemoroit Nedir ?
Anal Fissur Nedir ?
Prostat Nedir ?
Alzheimer Nedir ?
Parkinson Nedir ?
Bel Fıtığı Nedir ?
Boyun Fıtığı Nedir ?
Astım Nedir ?
Bronşit Nedir ?
Romatizma Nedir ?
Kireçlenme Nedir ?
Romatoit Atrit Nedir ?
İltihaplanma Nedir ?
Damar Tıkanıklığı Nedir ?
Altını Islatanlar
Hepatit B Nedir ?
Hepatit C Nedir ?
Kist ve Kitleler
Nodül Nedir ?
Guatır Troit Nedir ?
Siğil Türleri Nedir ?
Epilepsi Nedir ?
Sara Nedir ?
Bayilma Nedir ?
Cinsel Sorunlar
Sperm Azlığı Nedir ?
Yumurtlama Nedir ?
Sivilce ve Lekeleri
Kilo Almak İstiyorum
Zayıflamak İstiyorum
Mide Sorunları
Diğer Hastalıklar
Kilonu Hesapla

Vitiligo Resimleri
Sedef Resimleri
Basur Resimleri
Bitki Resimleri
Doğa Resimleri
İlginç Resimler
Rast Gele Resimler

Fitoterapi Nedir ?
Aromaterapi Nedir ?
Herbaryum Nedir ?
Polenler
Bitki Tarihçesi
Bitki Dünyasi
Araştırmalar
Kuranı Kerim ve Bitkiler

ZİYARETÇİLERİMİZ
|
Naturel
Dermanoğlu Şifalı Bitkiler Merkezi |
    
|
 |

Merhaba sayın ziyaretçimiz bizler doktor değiliz .
Teşhis ve tedaviniz için öncelikle mutlaka doktorlarınıza başvurmanız
gerekir. Bizler sadece sizlerin isteği doğrultusunda , sizler için uygun
terkiplerimiz var ise yardımcı doğal ürünler sunmaktayız.
Yardımcı Doğal Ürünlerimizden Kullanmak İsterseniz Lütfen İletişim
Kurunuz...
Ürünlerimiz hakkında geniş bilgi almak için lütfen iletişim bölümünden
irtibat kurunuz...
BİTKİLERİN DÜNYASI
Hepimizin ne olduğunu çok iyi bildiği "tohum" için şöyle bir soru soralım:
Ağaç kabuğu kadar sert bir kabuk içinde bulunan tohumla, bir ağaç
kabuğunun farkı nedir?
Bu tarz sorular genelde "alışılmadık" sorulardır; çünkü tohum da, ağaç
kabuğu da günlük hayatta birçok uğraşısı olan insan için önemsiz
detaylardır. Birçok insana göre, etrafta düşünülmesi gereken çok daha
önemli, çok daha gerekli şeyler vardır.
Çevresine sadece yüzeysel gözle bakarak hareket eden kişilerde bu mantık
oldukça yaygındır. Bu insanlar için, herhangi bir konu hakkında yalnızca
ihtiyaçları karşılayacak kadar detay bilmek yeterlidir. Bu sığ mantığa
göre etrafta olan biten her şey alışılagelmiş ve sıradandır, herşeyin
mutlaka "bilinen", "alışılmış" bir açıklaması vardır.
Sinek uçar çünkü kanatları vardır, ay zaten hep gökyüzündedir. Dünya
uzaydan gelebilecek tehlikelerden korunmaktadır çünkü atmosfer vardır.
Oksijen dengesi de hiç bozulmaz . İnsan duyar, görür, koku alır…
Oysa bu dar mantığı bırakıp da etrafındaki olaylara, her şeyle ilk defa
karşılaşan bir kimse gibi, görüşünü sınırlayan alışkanlık perdesini
kaldırarak bakan insan, önünde çok geniş bir ufkun açıldığını görür.
Neden, nasıl, niçin sorularını daha sık sorarak düşünmeye, etrafında olan
bitenleri bu gözle incelemeye başlar. Daha önceleri kendisine doyurucu
gelen açıklamalar yetersizleşmeye başlar. Çevrede meydana gelen olaylarda,
canlıların sahip oldukları özelliklerde, kısacası her şeyde bir
olağanüstülük olduğunu kavramaya başlar.
Düşünmeye başladıkça alışkanlık, yerini hayrete bırakır. Sonunda her şeyin
sonsuz güç, bilgi ve akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından, üstün ve
mükemmel bir şekilde tasarlanıp, yaratılmış olduğunu görür. İşte o andan
itibaren bu insan, Alemlerin Rabbi olan Allah'ın, yarattığı tüm canlılar
üzerindeki kudret ve hakimiyetini görebilir.
" Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda
gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın
yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her
canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer
arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir
topluluk için gerçekten ayetler vardır. "(Bakara Suresi, 164)
Bitkilerin varlığı yeryüzündeki canlılığın devamı için vazgeçilmezdir. Bu
cümlenin taşıdığı önemin tam olarak kavranabilmesi için şöyle bir soru
sormak gerekir: "İnsan yaşamı için en önemli unsurlar nelerdir?" Bu
sorunun cevabı olarak akla elbetteki oksijen, su, besin gibi temel ihtiyaç
maddeleri gelir. İşte tüm bu temel maddelerin yeryüzündeki dengesini
sağlayan en önemli faktör yeşil bitkilerdir. Bundan başka yine
yeryüzündeki ısı kontrolünün sağlanması, atmosferdeki gazların dengesinin
korunması gibi, sadece insanlar için değil bütün canlılar için son derece
büyük önem taşıyan başka dengeler de vardır, ki bütün bu dengeleri
sağlayanlar da yine yeşil bitkilerdir.
Yeşil bitkilerin faaliyetleri sadece bunlarla sınırlı değildir. Bilindiği
gibi yeryüzündeki yaşamın ana enerji kaynağı Güneş'tir. Ancak insanlar ve
hayvanlar, güneş enerjisini doğrudan kullanamazlar, çünkü bünyelerinde bu
enerjiyi olduğu gibi kullanabilecekleri sistemler yoktur. Bu yüzden güneş
enerjisi de ancak bitkilerin ürettiği besinler aracılığıyla,
kullanılabilir enerji olarak insanlara ve hayvanlara ulaşır. Hücrelerimiz
tarafından kullanılan enerji hammaddelerinin tümü, gerçekte bitkiler
aracılığıyla bize taşınan güneş enerjisidir. Örneğin çayımızı yudumlarken
aslında güneş enerjisi yudumlarız, ekmek yerken dişlerimizin arasında bir
miktar güneş enerjisi vardır. Kaslarımızdaki kuvvetse gerçekte güneş
enerjisinin farklı formundan başka bir şey değildir. Bitkiler güneş
enerjisini bizim için karmaşık işlemler yaparak bünyelerindeki moleküllere
depolamışlardır. Hayvanlar için de durum insanlardan farklı değildir.
Onlar da bitkilerle beslenir ve bu sayede onların enerji paketleri haline
getirerek depoladıkları güneş enerjisini kullanırlar.
Bitkilerin kendi besinlerini kendilerinin üretebilmelerini ve diğer
canlılardan ayrıcalıklı olmalarını sağlayan ise, hücrelerinde insan ve
hayvan hücrelerinden farklı olarak güneş enerjisini doğrudan kullanabilen
yapıların bulunmasıdır. Bitki hücreleri bu yapıların yardımıyla, güneşten
gelen enerjiyi, insanlar ve hayvanlar tarafından besin yoluyla alınacak
enerjiye çevirirler ve formülü yapılarında saklı olan çok özel işlemlerle,
besinlere bu enerjiyi depolarlar. Bu özel işlemlerin tümüne birden
fotosentez denir.
Resmi daha ayrıntılı görmek için üzerine tıklayınız...
Bitki hücresinin içinde çok farklı bölümler vardır. Her bölüm farklı
kimyasal maddelerden oluşmuştur ve her biri farklı bir görevi yerine
getirmek için özel olarak tasarlanmıştır. Yanda şematik resmi görülen
bitki hücresinin en önemli özelliği kuşkusuz ki diğer bütün canlı
hücrelerinden farklı olarak kendi besinini kendisinin üretebilmesidir.
Bitkilerin fotosentez yapabilmeleri için gerekli olan mekanizma, daha
doğru bir anlatımla minyatür fabrika, bitkilerin yapraklarında bulunur.
Gerekli olan mineralleri ve su gibi maddeleri taşıyacak son derece özel
bir yapıya sahip olan taşıma sistemi de bitkinin gövdesinde ve köklerinde
mevcuttur. Üreme sistemi ise her bitki türü için yine özel olarak
tasarlanmıştır.
Bütün bu mekanizmaların her birinin kendi içlerinde kompleks yapıları
vardır. Ve bu mekanizmalar birbirlerine bağlı olarak çalışırlar. Biri
olmadan diğerleri fonksiyonlarını yerine getiremezler. Örnek olarak sadece
taşıma sistemi olmayan bir bitkiyi ele alalım. Böyle bir bitkinin
fotosentez yapması imkansızdır. Çünkü fotosentez yapması için gerekli olan
suyu taşıyacak kanalları yoktur. Bitki besin üretmeyi başarmış olsa bile
bunu gövdenin diğer bölümlerine taşıyamayacağından bir işe yaramayacak,
bir süre sonra ölecektir.
Bu örnekte olduğu gibi bir bitkide bulunan bütün sistemlerin kusursuz bir
biçimde işlemesi zorunludur. Oluşacak aksaklıklar ya da mevcut yapıdaki
bir eksiklik bitkinin işlevlerini yerine getirememesine neden olacak, bu
da bitkinin ölümüyle ve türünün yok olmasıyla sonuçlanacaktır.
İleriki bölümlerde geniş bir şekilde ele alınacak olan bu yapılar detaya
inilerek incelendiğinde, son derece kompleks ve kusursuz bir tasarımın
ortaya çıktığı görülecektir. Yeryüzündeki bitki çeşitliliği de göz önüne
alınarak değerlendirildiğinde, bitkilerdeki bu olağanüstü yapılar daha da
dikkat çekici hale gelecektir.Yeryüzünde 500.000'den fazla bitki çeşidi
bulunmaktadır.1 İşte bütün bu bitki türlerinin her biri kendi içinde özel
tasarımlara ve türlerine özgü sistemlere sahiptirler. Temel olarak
hepsinde aynı mükemmel sistemler bulunmakla beraber, üreme sistemleri,
savunma mekanizmaları, renk ve desen açısından benzersiz bir çeşitlilik
söz konusudur. Bu çeşitlilikte değişmeyen tek şey; bitkilerde kurulu olan
genel düzenin işlemesi için bitkideki bütün parçaların (yaprak ve
yapraktaki yapılar, kökler, taşıma sistemleri, kabuk, saplar) ve daha pek
çok mekanizmanın bir anda ve eksiksiz bir biçimde var olması gerektiği
gerçeğidir.
Günümüzde bilimadamları böyle sistemler için "indirgenemez komplekslik"
tanımını kullanmaktadırlar. Nasıl ki bir motor herhangi bir dişlisinin
eksik olması durumunda çalışamaz hale gelirse, aynı şekilde bitkilerde de
tek bir sistemin dahi eksik olması veya sistemin parçalarının
görevlerinden birini yerine getirmemesi de bu bitkinin ölümüne neden olur.
İndirgenemez komplekslik özelliği, bitkinin bütün sistemlerinde mevcuttur.
Aynı anda bulunması gereken kompleks yapılar ve bu inanılmaz çeşitlilik
"bitkilerdeki mükemmel sistemlerin nasıl ortaya çıktığı" sorusunu akla
getirmektedir.
NOTLAR:
1. Milani, Bradshaw, Biological Science, A molecular Approach, D.C.Heath
and Company, Toronto, s.114
BİTKİLERİN DÜNYASI
Bu sorunun cevabını bulabilmek için yine sorular sorarak düşünelim.
Bitkilerdeki mekanizmalardan en önemlisi ve en bilineni olan fotosentez
işleminin ve ona bağlı olarak da taşıma sistemlerinin nasıl ortaya
çıktığını düşünelim.
Yaprakta bulunan klorofilin içinde yakalanan güneş enerjisi, havadaki
karbondioksiti ve bitkideki suyu çeşitli işlemlerden geçirerek glikoza
(besin) ve oksijene dönüştürmekte kullanılır. Bu karmaşık işlemlerin
gerçekleştirildiği yer büyük bir fabrika değil, yanda resmi görülen
yaprakta bulunan ve boyutu milimetrnin binde biri gibi ölçülerle ifade
edilen özel yapılardır.
Her an her yerde gördüğümüz ağaçlar, çiçekler besin üretebilmek için,
fotosentez gibi hala bazı noktaları çözülememiş bir olayı
gerçekleştirebilecek kadar mükemmel sistemleri bünyelerinde kendileri
oluşturmuş olabilirler mi? Havadaki gazların içinden karbondioksiti (CO2),
besin yaparken kullanmak üzere bitkiler mi seçmiştir? Kullanacakları CO2
miktarını kendileri mi belirlemiştir? Fotosentez için ihtiyaç duydukları
maddeleri topraktan alabilmeleri için gerekli kök sistemini oluşturan
mekanizmayı bitkiler tasarlamış olabilirler mi? Besin taşımada ayrı, su
taşımada ayrı özellikte borular olacak şekilde bir taşıma sistemini
bitkiler mi meydana getirmişlerdir?
Bu soruları çoğaltabiliriz. Ancak her sorunun cevabı aynı noktaya
varacaktır. Bitkilerdeki her ayrıntıda ayrı bir tasarım vardır. Yukarıda
bitkilere dair saydığımız tüm özellikler akıl, bilgi, ölçme ve
değerlendirme gibi kavramlar gerektirdiğinden bitkiler bu sayılanların
hiçbirini kendileri yapamazlar. Dahası, bitkiler böyle bir bilince de
sahip değildirler.
Bitkilerin nasıl ortaya çıktığı sorusuna cevap arayan evrim teorisi
savunucuları her zamanki gibi tek çareleri olan "tesadüfler"e
başvurmuşlardır. Tesadüflerle meydana geldiğini öne sürdükleri bir bitki
türünden, yine tesadüflerle zaman içinde sayısız çeşitlilikte bitkinin
ortaya çıktığını, her türün kendine özgü olan koku, tat, renk gibi
özelliklerinin de yine bu tesadüfler sonucu ortaya çıktıklarını iddia
etmişlerdir. Bu iddialarına da hiçbir bilimsel kanıt getirememişlerdir.
Bir yosunun nasıl olup da bir çileğe ya da bir kavak ağacına veya bir gül
ağacına dönüştüğünü evrimciler, tesadüflerin oluşturduğu şartların bunları
farklılaştırması şeklinde açıklarlar. Oysa bir bitkinin tek bir hücresi
dahi incelendiğinde, zaman içinde küçük değişikliklerle meydana
gelemeyecek kadar kompleks bir sistemin olduğu görülecektir. İşte
bitkilerdeki bu kompleks sistem ve mekanizmalar evrimci mantıkla ortaya
atılan tesadüf senaryolarını daha en başından kesin bir biçimde
çökertmektedir. Bu durumda ortaya tek bir sonuç çıkar.
Bitkilerdeki her yapı özel olarak planlanmıştır, tasarlanmıştır. Bu da
bize bu kusursuz planı yapan üstün bir Aklın olduğunu gösterir. İşte bu
üstün aklın sahibi Alemlerin Rabbi olan Allah, kusursuz yaratışının
delillerini insanlara göstermektedir. Allah canlılar üzerindeki
hakimiyetini ve benzersiz yaratışını bir ayette şöyle bildirmektedir:
"Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin Yaratandır... İşte Rabbiniz olan
Allah budur. O'ndan başka ilah yoktur.Her şeyin Yaratıcısıdr,öyleyse O'na
kulluk edin.o, her şeyin üstünde bir vekildir.(Enam Suresi, 101-102)
Ürünlerimiz hakkında geniş bilgi almak için lütfen iletişim bölümünden
irtibat kurunuz...
|